Renk geçişleri bulunan aleksandrit taşı en nadir renk değiştiren taşlar arasında anılmaktadır. Değişim tonları oldukça dikkat çekici olduğu için aleksandrit taşı değerli taşlar sınıfında yerini almaktadır. Zümrüt taşı gibi beril taş grubuna ait olan aleksandrit taşı oldukça güzel görünmektedir.

Bir diğer ismi krizoberil olan aleksandrit taşının ilk kez 1830 yılında Rusya’da bulunduğu görülmektedir. Bu tarihten sonra taşın keşfi yapılmış ve birçok alanda kullanılmaya uygun olduğu öğrenilmiştir. İlk kez Rusya’da bulunduktan sonra Rus Çarı Aleksandra’ya sunulduğu için isminin aleksandrit olarak kalmasına karar verilmiştir.

Aleksandrit Taşının Özellikleri

  • Çok nadir bulunan bir taş olması sebebiyle aleksandrit taşının çok kıymetli olduğu bilinmektedir. Nadir bulunan ve yatakları her geçen gün azalan bir taş olması, taşın kullanım alanının da sınırlandırılması manasına gelmektedir.
  • Sertlik derece 8,5 olan aleksandrit taşının bu denli sert olması değerinin biraz daha fazla olmasını sağlamaktadır.
  • Kendine özgü ağırlığı 3,68 ila 3,79 arasında değişen taş çıkarılma durumuna göre farklılık göstermektedir.
  • BeAl2O4 ve oksit formülü ile bilinen aleksandrit taşı yeşil, mavi, mor ve kırmızı tonlarında olmaktadır. Renginin yapay ışıklarda daha koyu olduğu bilinirken doğal ışıklarda biraz daha mavi ve yeşil tonlarına döndüğü görülmektedir.



Aleksandrit Taşı Nerede Çıkar?

Aleksandrit taşı ilk kez 1830 yılında Ural Dağlarında çıkarılmıştır. Daha sonra çalışmaların genişletilmesinin arından bu civarda ciddi anlamda cevher olduğu keşfedilmiştir. Rusya Ural Dağları dışında taş bakımından en zengin adreslerden biri olan Madagaskar’da da bu taşı bulabilmek mümkündür.

Brezilya, Burma, Sri Lanka ülkelerinde de aleksandrit taşının çıkarıldığı görülmektedir. Ne var ki bu ülkelerin her birinde tükenme sınırına geldiği için taşın korunması ve kullanım alanlarının yaygınlaşmaması konusunda karar alınmıştır. Ne keyfi çıkarım ne de kullanım söz konusu olmamaktadır.

Aleksandrit Taşının Faydaları

  • Aleksandrit taşının faydalarından ilki zararlı ışınlardan korumasıdır. Işık aldığında farklı bir renge bürünmesi de tam olarak bu amaçla gerçekleşmektedir. Ultraviyole ışınlarından korunmak istediğinizde bu taşı yanınızda bulundurabilirsiniz.
  • Sinir sistemindeki sorunlara çözüm olan taş, vücudun sinir koordinasyonunu da kontrol edebilmektedir.
  • Özellikle hücre yenilenmesi söz konusu olduğunda Aleksandrit taşının çok etkili olduğu görülmektedir. Bu taşı kullanan kişilerin hücre yenilenmesi, tazelenme konularında herhangi bir zorlanma yaşaması mümkün olmamaktadır.
  • Dokunma duyusunun daha iyi çalışmasını sağlayan aleksandrit taşı bununla beraber hormonları da sağlıklı şekilde çalıştırmaktadır.

Aleksandrit Taşının Psikolojik Faydaları

Aleksandrit dendiği zaman akla ilk olarak mutluluk hormonu gelmektedir. Mutluluk hormonunun salgılanma sıklığını arttıran taş, kişinin yaşam sevincinde ciddi anlamda bir artış sağlamaktadır. Bunun yanında negatif düşüncelerin zihinden atılması konusunda da bu taştan yardım alınabilmesi mümkün olmaktadır.

Özsaygıyı geliştirme konusunda yardımcı olan aleksandrit taşı kişinin kendine olan saygısını ve güvenini diri tutması konusunda etkisini hissettirmektedir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyalamak Yasaktır!